Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          İletişim          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv

Haberler - CHP Safranbolu İlçe Başkanı EREN SANDIK GELECEK DERTLER BİTECECEK - www.magicfm92.com.tr
   
 CHP Safranbolu İlçe Başkanı EREN SANDIK GELECEK DERTLER BİTECECEK

CHP Safranbolu İlçe Başkanı EREN SANDIK GELECEK DERTLER BİTECECEK
 Yazı Boyutu

 Tarih : 27.05.2010 - 15:37:01


Kardemirde sıkıntı var, ipin ucu birilerinin elinde, Kardemir işçisi tehdit edilir hale gelmiş, evlerine dahi telefon edilir hale gelmiş, buradan İlin Valisine de Emniyet Müdürüne de, Yetkililere de sesleniyorum Karabük şu anda bir Barut Fıçısı

 

CHP Safranbolu İlçe Başkanı genel kurul ve Karabük gündemini değerlendirdi

            Cumhuriyet Halk Partisi Safranbolu İlçe Başkanı Mustafa Eren dün parti binasında düzenlediği basın toplantısında CHP’nin 33. genel kurulu ile birlikte Karabük gündemini değerlendirdi.

                                               SANDIK GELECEK DERTLER BİTECECEK

            Cumhuriyet Halk Partisi’nin 33. olağan genel kurulunun sıkışmış siyasetin önünü açmak adına bir dönüm noktası olduğunu ve sandığın gelerek dertlerin biteceğini belirten Eren “            Geçtiğimiz hafta Cumhuriyet Halk Partisi 33. genel kurulunu yaptı. Kurultay Türkiye’de sıkışmış siyasetin önünü açmak adına bir dönüm noktası oldu. Yıllardan beri iki odaklı siyaset kendilerini alternatifsiz olarak hisseden iktidara en güzel cevabı CHP’nin kurultayı, birlik ve beraberlik mesajı ile sonuçlanarak olması gereken cevabı verdiğini düşünüyorum. Bundan sonra bizlere düşen görev sayın genel başkanımızın Türkiye’de estirmiş olduğu fırtınayı kendi bölgelerimizde, ilçelerimizde sürdürerek Cumhuriyet Halk Partisini iktidara taşımaktır. Bugünden itibaren bütün arkadaşlarımla beraber  inanıyorum ki Türkiye’nin her tarafından ki teşkilat mensupları arkadaşlarımız, partiye gönül veren arkadaşlarımız sayın genel başkana ayak uydurma yarışında olacak. İnanıyorum ki sıkışan siyaset Cumhuriyet Halk Partisinin çatısı altında birleşerek yoluna devam edecektir. Buradan belli siyasi partilerde görev yapan o partilere gönül veren arkadaşlarımızı CHP’nin çatısı altında toplanmaya davet ediyorum. Siyaset uzun soluklu bir iş, ülkemizin içerisinde bulunmuş olduğu sıkıntı olduğu durumu her birimizi yaşıyoruz. Özellikle bizim bölgemizde hayatından memnun olan bugünü dünden iyi olan hiçbir kesim yok. Esnafın kesiminin durumunu iyi olduğunu kimse söyleyemez. Emekli 356 gün oruç tutar hale gelmiş. Şoför esnafının durumu ortada, işsizlik hat safhada. Karabük’te resmi rakamlara göre 21 bin işsizimiz var.  Her evde mutlaka işsiz ve emekli var. Karabük’te icralık insan sayısı 6 bin 333 olmuş. Karabük’te 21 bin yeşil kartlı vatandaşımız var. Karabük ilinde 3. İcra Dairesi açılıyor, iktidarda olanlar, iktidarın mensupları hangi yeni bir iş yeri açılıyormuş gibi havası içerinde 3. İcra Dairesinin açılmasını bir alkışlamadıkları kalıyor. Karabük’te bir şeylerin iyi gitmediğin, rayında gitmediğini hepimiz seyrediyoruz ve dinliyoruz. Başbakan Karabük’te yaptığı bir toplantı da siz zenginsiniz sizi kalkınmada öncelikli yöreye almayacağız dedi orada bulunan insanlar ellerini patlatırcasına alkışladılar. Gerçek bu değildi sandık konulduğunda AKP buradan üç milletvekili çıkartı. İnsanlar isteyerek oy vermediler, oy vermelerinin sebebi bugün geldiğimiz noktada analizleri yaptığımızda sıkışmış olan siyasetin alternatifsiz olan gözüken siyasetin neticesi idi. Bugün geldiğimiz nokta da siyasetin önü açılmıştır. Siyasetin önünün Cumhuriyet Halk Partisinin 33. genel kurulu açmıştır. İnsanlar şu anda kendi sıkıntılarına kulak veren onların seslerini sıkıntılarını hale çaresi bulacak bir liderin peşine düşmüşler. Bu heyecanı bir haftadır her birimizi izliyoruz. Birileri yolun sonunu gördükleri için hırçınlaşmaya başladılar. Genel başkanımız büyük kurultayda bundan böyle Ali liboculardan adalet bakanı, naylon faturacılardan maliye bakanı, kalpazanlarda mecliste olmayacak dedi, hiç kimsenin bununla ilgili sesi çıkmadı, kimse buna cevap vermedi. Ama gündeme gelen şey genel başkanımızın söylemiş olduğu Recep bey ifadesi. Aslında yadırgadıkları şey genel başkanımızın bey efendi bir tavrı idi. Biz bu iktidar döneminde hakkını arayan insanlara ananı da al git denildiğini duyduk. Hakkını arayan çiftçiye gözünü toprak doyursun denildiğini de duyduk. Askerlik yan yatma yeri değildir denildiğini de duyduk. Onun için genel başkanımızın bey olarak ifade etmesi birilerinin ezberini bozdu. Sayın Başbakan tenekeyi altın suyuna batırın yine teneke denekedir dedi. Bu söylemler böyle basitleştikçe önümüzdeki günlerde birisi çıkar birileri ile ilgili galvenizli saç da diyebilir. Artık bu söylemleri terk etmemiz lazım. Kum saati çalışmaya başladı ve bazı şeylere kader diyenlere ben inanıyorum ki  Safranbolu’daki, Karabük’teki seçmenimiz bu iktidarın kendilerini yönetmenin kaderi olmadığını sandığa gittiğinde ortaya koyacaklardır” dedi

                                   VEKİLLERİ ELEŞTİRDİ

            Geçen hafta AKP Karabük Milletvekilinin ortaklaşa yaptığı basın toplantısını eleştiren CHP Safranbolu İlçe Başkanı Mustafa Eren “Geçtiğimiz günlerde üç milletvekilimiz ortaklaşa bir açıklama yaptılar. İddia ettikleri şu, bizim dönemimize kadar Karabük’e hiçbir hizmet gelmedi, en çok hizmet bizim dönemimizde geldi dediler. Şimdi sakince düşündüğümüzde Cenabı Allah bizim göremediğimiz şeyleri bunlara görme gibi bir özellik vermiş. Karabük’te yapılanları ya biz görmüyoruz,  yada bu üç tane arkadaşımız görmüyor. Şimdi Karabük’te genç arkadaşlarımız var olimpik yüzme şampiyonu olimpik yüzme havuzu yapıldı bitti, burada yetişen gençlerimiz Türkiye’de olimpiyatlara katılma hakkını ettiler. Olimpik yüzme havuzu inşaat halinde orada duruyor. Karabük öyle bir hale geldi ki okulunu Safranbolu kendisi yapar, hastanesini kendisi yapar Sağlık Bakanlığına giderler bu hastane için bana gelmeyin sizi bir kuruş yardımda bulunmam der. Bizim Safranbolu’lu hemşehrilerimiz hastaneyi kendileri yapacağız diye uğraşıyorlar. Hangi devirde yaşıyoruz ben bu üç tane milletvekili arkadaşıma sesleniyorum, bir tanesini istisna olarak bırakıyorum belki bilebilir, iki tanesi acaba rehbersiz olarak Karabük’ün hangi ilçelerini dolaşabilecek, hangi sokağını hangi mahallesini biliyor. Çıksınlar sokaklara bir konuşalım. Başkan Vergili bir açıklamasında ben konuşursam sokağa çıkamazlar diyor. Sayın Vergiliye’de sesleniyorum. Doğruları öbür tarafta mı söyleyecek söyleyin çıkamazlarsa çıkamasınlar sokağa. Zaten sokağa çıkmıyorlar. Ankara’dan memleketin sorunlarına sahip çıkacağız diye uğraşıyorlar. 8 yıldır iktidarları boyunca Karabük’te veya Safranbolu’da açılan bir tek iş yeri göstersinler. Ya biz görmüyoruz ya da onlar çok iyi görüyorlar. Tekstilde 6 bin kişi çalışıyordu kaç kişiye düştü. Bunların bir hesabını yapsınlar, esnaf siftah yapamadan dükkanını kapatır hale geldi. İcralık olmayan esnaf yok. İcralık olmayan emekli arkadaşım yok. Gelin Karabük’ün sorunlarını basın toplantısında hangi televizyonda istiyorsanız Karabük’ün sorunlarını birlikte bir tartışalım isterlerse yanlarına başkalarını da alıp gelsinler. Şunu tekrar belirtiyorum sıkışan siyaset bir hafta önce çözülmüştür. Çözümün Cumhuriyet Halk Partisi iktidarın da olduğunu herkes kafasına yerleştirmeli. Kum saati çalışmaya başladı. Hırçınlıkla, ona buna bağırmakla, değişik sözlerle ifade de bulunmakla bir yere varılması mümkün değil. Sandık gelecek dertler bitecek. Çaresizsiniz çare sizsiniz. Kimse çaresiz değil” dedi

 

 

                                   KARABÜK BARUT FIÇISI

 

 

Basın toplantısında Kardemir’e  ve sendikal mücaledeye de değinen CHP Safranbolu İlçe Başkanı Mustafa Eren  Karabük’ün barut fıçısı gibi olduğunu Vali ve Emniyet müdürü olmak üzere yetkililere seslendiğini hatırlatarak “ 15 Aralık’ta yapmış olduğum Basın açıklamasıyla Kardemir’de gelişen bazı olayları gündeme getirmeye çalıştım. O Basın toplantısı yaptığım dönemde İlçe Başkanı da değildim. Sadece memlekette daha önce Belediye Başkanlığı, Milletvekilliği yapmış bir insan olarak üzerime düşen sorumluluğun bilinci içersinde bir şeyleri kamuoyunun gündemine getirmeye çalıştım.

Sen Ben Bizim Oğlanlar diye bir Basın Bildirisi yayınlamıştım ve o basın bildirisinde de Kardemir’de ipin ucunun birilerinin eline geçtiğini ifade etmeye çalıştım. Birileri doğru diyor dedi, birileri ters tepki gösterdi ama ne yazık ki Karabük suskun bir toplum, Sivil Toplum Örgütleri sadece Bayramlık Çocuklar gibi Kokteyllerde boy gösteren, ne doğrunun yanında, ne eğrinin karşısında, ne yanlışın karşısında tavır koyacak bir pozisyonda da değil. Sivil Toplum Örgütlerinde görev yapan arkadaşlara da söylüyorum. Doğru tektir, herkes kendi doğrularını ortaya koymalı, kendi doğrularının mücadelesini yapmalı. Ben söylediğim her şeyin kendi vicdanımda doğru olduğuna inanıyorum ve bugüne kadar benim söylemiş olduğum sözlerin hiçbir tanesine, iddia ettiklerim konuların hiçbir tanesine çıkıp da birisi hayır söylediklerin doğru değil demedi, diyemedi. Çünkü Kardemir bizim olmazsa olmazımız, Kardemir çalışanların da , Karabük’te yaşayanların da mabedi. Mabetimize hiç kimseye dil uzattırmayız. Birileri sıcak yataklarında yatarken, ben 2000 yılında Kardemir’in yaşaması adına, bunu böyle çok övünerek falan söylemiyorum, sadece görevimi yaptığım için söylüyorum 3 gün Mecliste eylem yaptım birileri Kardemir’e sahip olsun diye yapmadım, Kardemir’in bacaları tütsün diye yaptım. Ama bugün geldiğimiz noktada bakıyoruz şu anda Kardemir’de sıkıntı var, ipin ucu birilerinin elinde, Kardemir işçisi tehdit edilir hale gelmiş, evlerine dahi telefon edilir hale gelmiş, buradan İlin Valisine de Emniyet Müdürüne de, Yetkililere de sesleniyorum Karabük şu anda bir Barut Fıçısı, büyük yangınlar bir kıvılcımdan çıkar,  yarın hiç kimse biz uyarılmadık, bize kimse bir şey demedi demesin, Karabük’te yaşayan insanların can güvenliği, mal güvenliği, iş güvenliği bu ülkeyi yönetenlere, bu ülkeyi yönetenlerin temsil ettiği kişilere aittir. Çalışan işçilerimiz, fabrikanın sahibi olan Kardemir işçileri kendi fabrikalarında esir muamelesi görüyor, yarın sabah işe gittiğinde hangi kısma gideceğini, hangi kısma sürüleceğini bilemez haldeler, ailelerine telefon ediliyor, sokaklarda Kardemir işçileri uzaktan uzağa gözetleniyor, kim kimin yanına gidiyor, kim kiminle münasebette, kim kiminle konuşuyor sanki Demir Perde Ülkesi gibi, işçi yasal hakkı neyse onu kullanır, 2 sene de bir, kendi sendikasıyla ilgili kendi görüşleri doğrultusunda tercih etme hakkı vardır, işçinin anayasal hakkına kimse müdahale edemez. Ben bu konuda tarafım net söylüyorum. Ben işçiden yanayım, ben emekçiden yanayım, ben halktan yanayım, ben ezilenden yanayım. Kim işçinin burnunu kanatmaya çalışırsa, kim işçiye zarar vermeye çalışırsa, kim işçiye kötü muamele yaparsa ben karşılarındayım net söylüyorum ya Karabük onlara dar gelir, ya bana dar gelir. “Kardemir’le ilgili konuşanları anasından doğduğuna pişman ederim. Kaçacak delik ararlar” diyenlere buradan bir kez daha sesleniyorum. İşçiye kötü muamele ederseniz, işçinin hakkını gasp etmeye çalışırsanız, %42’lerini gasp ettiğiniz gibi, her gün hangi işyerine sürüleceğini belli etmediğiniz gibi, işyerlerine gidip aklınızı başınıza alın diye tehdit ettiğiniz gibi, işçilere bu tür muameleyi sürdürürseniz Karabük ya size dar gelir, ya bana dar gelir. Karabük’ün bir tek kaçacak deliği var Cildikısık Tüneline kadar sizi kovalarım. Bir tek kaçacak deliğiniz orası oraya kadar kovalarım. Çıksınlar meydana desinler ki biz işçiye böyle kötü muamele yapmıyoruz, biz işçinin arkasındayız, biz işçinin hiçbir hakkını gasp etmedik, 3 Nisan ikramiyelerini gasp etmedik, %42’lerini gasp etmedik, sırası gelmeden işçileri ücretli izine çıkartmadık diye çıksınlar söylesinler.

Kardemir işçisi onurlu mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir. Sermayenin kucağına oturup, işçinin sırtına binen her zihniyete dün de karşıydım, bugünde karşıyım, yarında karşıyım. Bundan sonra da kim bu eylemlerini bu şekilde sürdürmeye çalışırsa onun da karşısındayım. Biz emekten yana, emekçiden yana olan bir partiyiz ve bu düşünceyi hayata geçirmek için mücadele eden bir partinin mensuplarıyız. Onun için herkesin aklını başına alması lazım. 3 tane Milletvekili Beylere de sesleniyorum. Mercimek tanesi kadar yüreğiniz varsa Kardemir’de olan bu olumsuzlukları Meclise getirirsiniz, araştırma önergesi verirsiniz ya da gündem dışı konuşma yaparak Kardemir’in sorunlarını dile getirirsiniz. Emme Basma Tulumba gibi kafanızı sallayarak, Anayasa oylamasında birbirinizin oylarını kontrol ederek, daha önce de söyledim Sünnet Çocukları gibi birbirinizin oylarını kontrol ederek, memletin temsilcisi olamazsınız. Karabük insanı buna layık değil, Karabük insanı dik duran, yürekli, Karabük’ün sorunlarını dile getirebilecek Milletvekili arıyor. Sizin Tombaladan çıktığınız, sıkışan siyasetin ürünü olduğunuz ilk gelecek sandıkta ortaya çıkacaktır. Sıkışan siyasetin ürünü olarak iki dönemden beri AK Parti’den 3 Milletvekili olarak Meclistesiniz. Bir taneniz çıkın ben şu sorunu dile getirdim diye söyleyin. Şu sorunu çözdüm diye de söyleyin. Milletvekillerinin içersinden de işçileri tehdit edenler varmış. Hiç yıkışmayan bir şey. Milletin temsilcisi milleti tehdit eder mi? Böyle bir şey olabilir mi? Bu arkadaşlarımızın hepsini akıllarını başlarına almaya davet ediyorum. Başta Sayın Vali olmak üzere İlin tüm öneticilerine sesleniyorum. Kimse demedi demesin, şu anda Karabük bir barut fıçısı, kimse gerçekleri gizlemesin, gerçekleri kamuoyunun gündeminden kimse kaçırmaya çalışmasın, işçi rahatsız, işçi huzursuz, ailesi rahatsız ve bu insanların sevenleri rahatsız. Demir perde ülkesindeki gibi içi takip edilmeye başlandı, gittiği, geldiği yerler araştırılmaya başlandı, rüzgar eserse rüzgarın önünde durmak mümkün değil. Karabükspor’un Rüzgarı Mavi Ateş Tribününe esti. Kırmızı Ateş, Kırmızı Fırtına Kardemir’den esmeye başlarsa içinde duramayanların hepsi yerle bir olur ve Kardemir işçisi için Kardemir bir mağ bettir. Her Kardemir işçisinin bir Ebabil Kuşu gibi Kardemir’e sahip çıkacağına inanıyorum, her Kardemir işçisi bir Ebabil Kuşu olacak ekmeğine el uzatan bu zihniyeti, bu zihniyete hizmet edenleri yerle bir edecek. Zaman bunu gösterecektir, vakit daraldı. Bu işe Mustafa Eren olarak Tarafım, işçiden yanayım, işçinin anayasal hakkını kullanmasından yanayım, işçinin ekmeğine el uzatan herkesin karşısındayım.” Dedi


  Editör :  Editör

1771 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 11 Puan Verildi
 Kaynak :  www.magicfm92.com.tr

 Kategori ¬ Haberler

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

İlhan ALPBOĞA

İlhan ALPBOĞA ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim

Ekim 2017

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 15
 Bugün : 298
 Dün : 464
 Toplam : 471728
 Ip No : 54.80.209.254
     

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 3.6595 3.6661
  Euro 3.2228 3.2442
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

 Posta Oku                              © Copyright - 1992- www.magicfm92.com.tr - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu sitede Çilem.Net Yazılımı kullanılmaktadır.