Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          İletişim          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv

Haberler - BAYRAK ŞİİRİ NERENİZE BATTI? - www.magicfm92.com.tr
   
 BAYRAK ŞİİRİ NERENİZE BATTI?

BAYRAK  ŞİİRİ NERENİZE BATTI?
 Yazı Boyutu

 Tarih : 09.06.2012 - 01:08:07


Dolaylı bir anlatım için bile olsa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının Türkiyenin bir kenti için PKKnın verdiği uyduruk bir ismi kullanması kabul edilemez. Diyarbakır tarihinde hiçbir zaman Amed olmamıştır ve olmayacaktır.

 

 

            BAYRAK  ŞİRİ NERENİZE BATTI?

            Arif Nihat Asya’nın o sihirli kaleminden, çocukluğumuzun heyecan dalgası idi BAYRAK Şiiri.

            Mısralarda dile geldiği gibi “Kız kardeşimizin gelinliği, şehidimizin son örtüsü” idi bizce.

            “O’nu selamlamadan geçen kuşun yuvasını bozacağım” idi.

            Bu gün farklı mı?

            Yoo, yoo.

            Aksine daha da geçerli.

            Memleketi ve millet milli duygulardan yoksun bırakmakla görevliler tarafından, bayrak şiiri ilkokul kitaplarından çıkarılmış.

            Gerekçesini intihal hükümlüsü mili kelimesine düşman eğitim bakanından dinleyelim:

            ‘Bayrak’ şiirinin “Sana benim gözümle bakmayanın / Mezarını kazacağım / Seni selamlamadan uçan kuşun / Yuvasını bozacağım” mısraları nedeniyle kitaptan çıkarıldığını açıkladı. Dinçer, Talim Terbiye Kurulu’nun “Seçilen metinler öğrencileri iyiye, güzele, doğruya yöneltmeli, iyi alışkanlıklar kazandırmalıdır” hükmü gereğince değişikliğin yapıldığını” söyledi ve  “Bayrak şiirindeki ‘kuş yuvasını bozma’ sözcük gruplarının Türk Edebiyatı, Dil ve Anlatım Dersi Kitaplarının hazırlanması ölçütlerindeki ‘ders kitabına alınan metinler öğretim programında ders kitabının hazırlanması ve metin seçimi başlığı altında verilen açıklamalara uygun olmalı’ ifadesiyle ve ‘seçilen metinler öğrencileri iyiye, güzele, doğruya yöneltmeli, iyi alışkanlıklar kazandırmalıdır” yargısından hareketle olumsuz düşünce ve davranışlara neden olabilir. Bayrak, vatan, millet sevgisini aşılayan bu şiir, öğrenciler tarafından yanlış anlaşılabileceği düşünülerek mısralar kitaptan çıkarılmıştır. Dedi.

            Haber böyle.

Mantığa bakın?

            Bu mantığa göre yarın İstiklal Marşı’nın da ortadan kaldırılması istenemez mi?

            Adamlar görevlerini yaparken susanlar var ya.

            Şimdi susanlar var ya, onlar hiç konuşamayacak çünkü konuşma hakkı verilmeyecek kendilerine.

            Biz mi?

            Bizim hala direniş hakkımız baki.

            Dün nasıl başardı isek bu gün de yarında geri durmayız.

            Biliyoruz ki;

            “VATANIM HA EKMEĞİNİ YEMİŞİM HA UĞRUNA KURŞUN”

 

 

 

           

            MİLYONLAR ÇÖPE GİDECEK

 

Memlekete hizmet edenleri hayırla yad ederiz.

            Büyüğünü küçüğünü düşünmeden.

            Aksaklıkları da göstermek, hatalardan dönülmesini sağlamak da ayrı bir vazifedir ve bizim için vazgeçilmezdir.

            Bir gazete haberinin üzerine kaleme alınan bir yazıdır okuduklarınız.

            Kalkınma Bakan Yardımcısı Mehmet Ceylan bakanlık kaynaklarından Safranbolu Fethi Toker Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesinin temelde kalan inşaatı için ödenek çıkartmış.

            Var olsun.

            Şimdi Fakültenin inşası için yeni proje hazırlandığını duyduk.

            Yeni Projeye göre tabanın 2 kat altına iniliyormuş.

            Bu da demektir ki eski temel sökülüp atılacak.

            Yani milyonlar çöpe gidecek.

            İmar planında burası ne olarak görünmektedir?

            Önceden yapılan proje ile şimdi düşünülen proje arasındaki fark nedir?

            Gibi soruları uzatmak mümkün.

            Bizin derdimiz bağcıyı teşvik etmektir.

            Bağı talan etmeye çalışanlara engel olmaktır.

            Sök tak, aç kapa.

            Artema mı bu diyesi geliyor insanın?

            Hebaya gidecek paraya bakın siz.

            Ha bu arada, son zamanlarda Karabük Üniversitesinden gelen lüks davetiyelerin gideri ile kaç öğrenciye burs verilirdi merak etmiyor da değiliz?

 

 

 

            “DİYARBAKIR NE ZAMAN AMED OLDU?”

 

            Prof. Dr. Ümit Özdağ’ı bilmeyeniniz yoktur.

            21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü gibi stratejik araştırma enstitüsünü arkadaşları ile birlikte yoktan var eden ve dünyanın kabul ettiği bir strateji uzmanıdır.

            Televizyon ve radyo programlarında, Anadolu’nun ücra köşelerinde verdiği konferanslarında, gazete röportajlarında, makalelerinde, düşüncelerini evirmeden-çevirmeden, kıvırmadan insanlarla paylaşır.

            O, aynı zamanda vatana delice sevdalı bir iflah edilemezdir.

            Bizim de dostumuzdur varlığı ile gurur duyduğumuz.

            Yeni makalesini okumayanlar, ulaşamayanlar için buraya alıyoruz.

            Yanlış, haksız diyen varsa parmak kaldırsın;

            Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2 Haziran 2012’de Diyarbakır AKP il teşkilatı kongresinde yaptığı konuşmada “Birileri çıkmış ’Diyarbakır’dan Başbakan’ın beklentisi yok’diyor. Çıkmış, ’Başbakan Amed’e gelemez’ diyor. Çıkmış, ’Kürtler sokağa çıkmasın’diyor. Bu ne demek, sen kimsin kim oluyorsun? Kusura bakmasınlar ben buraya kardeşlerimle kucaklaşmaya geldim. Buraya milletimle aracısız kucaklaşmaya geldim. Simsarlarla değil aracısız kardeşlerimle konuşmaya geldim” şeklinde bir konuşma yaptı. Konuşmayı okuduğum zaman Diyarbakır’ın PKK tarafından verilmiş sahte adı  “Amed”  lafının sadece bir kez geçtiğini gördüm. 
Dolaylı bir anlatım için bile olsa Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın Türkiye’nin bir kenti için PKK’nın verdiği uyduruk bir ismi kullanması kabul edilemez. Diyarbakır tarihinde hiçbir zaman  “Amed” olmamıştır ve olmayacaktır. Nasıl Şanlıurfa tarihi boyunca  “Şanlı Edesa”  olmamış ise. Bu isimlemeler masum folklorik isimlendirmeler değil, açık PKK siyasal saldırılarıdır. PKK’nın Kürtçü şovenist politikalarının uygulamasından ibarettir.  
Türk milletinin yer isimleri konusunda hiçbir zaman şoven yaklaşımları olmamıştır. Bir yerleşim yerinin tarihsel anlamda ismi ne ise o ismi benimsemiş sadece söylenişini zaman içinde Türkçeye uydurmuştur. Örneğin Amasya Türkçedir ancak tarihsel kökenleri bu kelimenin çok gerilere Türklerden önceki döneme gider. Kıbrıs’ta Türk mücahitlerin kalesinin adı St Hilerion’dur. Bu Rum muhafızlarının karargahının örneğin, Hacı Ahmet Efendi kalesi olmasına benzer. Rumlar böyle bir adı asla kabul etmez ve değiştirirler. Oysa Türkler bir kompleks göstermeden bu adı kullanmışlardır. 
Ote yandan Türkler yeni kurdukları yerleşim yerlerine ise ya Orta Asya ve İç Asya’da yaşadıkları yerlerin isimlerini vermişlerdir ya da boylarının isimlerini bölgeye/yerleşim yerine vermişlerdir. Türk tarihini, coğrafyasını ve boyların adlarını iyi bilmeyen birisi için bir şey ifade etmeyen bir yer ismi, bunları bilen birisi için arkeolojik kalıntılardan daha çok şey ifade edebilir. 
İsimler ile derdi olan sadece PKK değildir. PKK’nın kardeş örgütleri Barzani’nin KDP’si ve Talabani’nin KYB’si de yüzyıllardan buyana Türk kenti olan Erbil’in adını “Hewler” diye değiştirmişlerdir. Şimdi bölgede başka Türk isimleri de değiştirilmektedir. Türkiye, resmi belgelerinde hâlâ Erbil demeye devam etmektedir. Başkonsolosluğumuzun adı Hewler değil, Erbil Başkonsolosluğudur.
Bir süre önce  “Güneydoğu Anadolu’da eski yer isimlerini tekrar verelim” diye bir öneri ortaya atıldı. Doğrusu bu öneriye hiç karşı çıkmadım. Çünkü yapılan isim değişiklikleri bu konuda bilgisi olmayan kişiler tarafından yapıldı ve yapanlar memleketlerinde hangi isimleri biliyorlar ise bu isimleri görevli bulundukları yerlere verdiler. Oysa değiştirilen isimlerin çok büyük bir bölümü Türkçe isimlerdi. Türk milletinin Güneydoğu Anadolu’daki yerleşimi ve egemenliği İzmir’deki egemenliğinden en az 400 sene önce başlamıştır. 
Türkler Güneydoğu Anadolu bölgesinde kurdukları yeni yerleşim yerlerine Orta Asya’dan getirdikleri isimleri veya boylarının isimlerini vermişlerdir. Büyük Selçuklu, Suriye Selçukluları, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Osmanlı Türklerinden önce bölgeye damgalarını vurmuşlardır. Ahlat’taki taşlar Göktürk Abidelerinin tarih ve coğrafyadaki devamıdır. 
Doğrudan konu ile ilgisi yok gibi görünecek, ancak sadece yer isimleri değil aşiretlerin de tarihini araştıralım. Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, Anadolu aşiretlerinin bir bölümünün tarihini, belgelerden hareket ederek yazdı. AKP’nin önde gelen siyasetçilerinin de içinde olduğu ve kendilerini Kürt siyasetine yakın gören politikacıların mensup oldukları aşiretlerin Türkmen aşiretleri olduğu ortaya çıkınca, büyük şaşkınlık ve gizli bir sevinç yaşadıklarını duyuyoruz. Özetle; Türk milletinin tarihten, yer isimlerinden, aşiretlerin kimliğinden korkması için hiçbir neden yok. Ancak tarihten korkanların ürettiği sahte isimlerin tuzağına da düşmeyiz.”

 

 

 

POMEM VE FEDAKARLIK

 

Karabüklü basın mensubu arkadaşlarla Polis Meslek Eğitim Merkezini gezdik.

Şehre uzak olsa da, yapımında ciddi sıkıntılar ve kesintiler yaşansa da, eğitime kapasitesinin altında ve geç başlasa da gelecek için ümit vaat eden, ciddi bie eğitim yuvası ortaya çıkmış.

Amirinden memuruna kurucu kadronun özverili çalışmalarını takdir etmemek imkansız.

Sınıflar son teknoloji ile donatılmış, eğitim görenler ve eğitmenler için her türlü ayrıntı düşünülmüş.

Günümüzün  şartlarına ve gelişen olaylara göre müfredat ve eğitimle görevlerine hazırlanıyor polis adayları.

Atış ve sürücü similasyon sınıfları ülkenin ilklerinden.

Odalar ve hayat alanları düzgün.

Ancak binanın yapım aşamasında, gözden kaçan müteahit hataları var.

Hem de azımsanmayacak derecede.

İnsanın canını sıkacak boyutta.

Bu baştan savmalar imal edilirken bina kontrolleri açık arazide armut yada ahlat mı toplamaya çıkmış diye düşünmeden geçemiyor insan.

O güzelliklere böyle can sıkıcı aksilikler.

Akıllanacağız ama arada geçen zaman millet kasasına çok zarar vereceğe benziyor.

Neyse;

Polis Eğitim Merkezini Karabük’ümüze kazandıranlardan Allah (c.c) razı olsun.

Bu binayı alın terleri ve kıtlıklar içerisinde eğitim yuvası haline getirmeye çalışan başta okul müdürü Orhan Kandemir ve çalışma arkadaşlarına başarılar diliyoruz.

                         

 

           

 

 


  Editör :  Editör

1161 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 16 Puan Verildi
 Kaynak :  www.magicfm92.com.tr

 Kategori ¬ Haberler

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

İlhan ALPBOĞA

İlhan ALPBOĞA ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim

Ekim 2017

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 11
 Bugün : 276
 Dün : 448
 Toplam : 472154
 Ip No : 54.80.148.252
     

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 3.6985 3.7051
  Euro 3.2411 3.2626
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

 Posta Oku                              © Copyright - 1992- www.magicfm92.com.tr - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu sitede Çilem.Net Yazılımı kullanılmaktadır.