Açılış Sayfam Yap   Sık Kullanılanlara Ekle   

   Anasayfa          İletişim          Yazar Girişi         Sitene Ekle         Arşiv

Haberler - AHİRETTE KİM KORUYACAK ? - www.magicfm92.com.tr
   
 AHİRETTE KİM KORUYACAK ?

AHİRETTE KİM KORUYACAK ?
 Yazı Boyutu

 Tarih : 30.09.2012 - 22:04:51


Bu ve Balkanlarda buna benzer 85 öğrenci yurdunda 2500 dolayında öğrenci barınıyor. 13 devletten öğrenci var. İLİM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI Balkanlarda bu hizmeti götürüyor.

 

AHİRETTE KİM KORUYACAK ?

Son zamanlarda sıklıkla cenazelerde bulunduk.

Bir Kaçında Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Mutullah Yolbulan Başkan Vekili Kamil Güleç ve Yönetim Kurulu üyesi çağrı Güleç ile karşılaştık.

Arkalarında korumaları vardı.

Cami avlusunda bile, musallada yatan mevtaları göre, göre korumaları vardı peşlerinde.

Oysa birkaç sene öncesine kadar kendi alışverişlerini kendileri yapıyor huzur içerisinde Karabük sokaklarında gezebiliyorlardı.

Şimdi korku dağları sarmış.

Belki haksızlık yaptıklarından.

Belki zulmettiklerinden.

Belki çektiklerinden o korumalar uzak tutacak onları.

Ya;

Ya ilahi adaletten kim kurtaracak?

Ayhan Sertkaya Ülkü Ocakları başkanlığı yaptı koruma ile gezmedi.

Ayhan Dikmen, Kemalettin Yörür, Hüseyin Demirtaş’ın korumaya ihtiyaçları olduğunda şimdi korumalar ile genler onların haklarını gasbetti.

Haksızlık ettiler.

Haksız yere ekmeklerinden ettiler.

Oysa , Onlar ve arkadaşları Anayasa ve Yasalar ile teminat altına alınan sendika seçme hürriyetlerini kullanmaktan başka bir şeyler yapmamışlardı.

Kanuni haklarını kullanırken onları korumayan sistem, yasaları çiğneyenlerin peşine birer koruma taktı iyi mi?

Hukuk dersleri verip hukukçu yetiştirmesi gereken üniversite bu hukuk tanımazlara fahri paye verdi iyi mi?

Zaman onlardan yana işledi.

Milletin vekilleri onlardan yana oldu.

Vali çaktırmadan kolladı.

Partiler verilen işçi kontenjanlarına tav oldu.

Cenazelerde musalla taşlarında yatan merhum ve merhumeler bir şey hatırlatır mı dersiniz bu hukuk ve işçi cellatlarına?

Yok, yok.

Hatırlatmamış olmalı ki, hukuk kararı bir kez daha arkadan dolanılmak sureti ile bir kez daha yok çalışılmaya sayılıyor.

Kardökmak’ta yetkin Türk Metal Sendikasına verilmesi kararı karşısında hukuk tanımazlar Kardökmak’ı kapatarak Kardemir bünyesine katmaya karar vermişler.

Zalimlik böyle bir şey olsa gerek.

İlahi adaleti yok saymak böyle bir şey olsa gerek.

İnsanlığı unutmak böyle bir şey olsa gerek.

O korumalar ahrette de koruyacak sanıyorlar her hal.

 

 

ŞEHRE ZEHİR SOLUTMAK

 

 

Kardemir işle devam edelim.

Zalimin zulmüden korkmayan, çekinmeyen sonuna kadar hakkını arayanlar da var elbet.

“Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan” hadisi gereği susmayan hakkını arayanlar da var.

Bunlardan birisi Mehmet Sezgek.

Sağlık sorunlarına rağmen üye olduğu sendika nedeni ile ısrarla ağır işlerde çalıştıran Sezgek hakkını sonuna kadar arayan mücadeleci bir ruha sahip.

Sinter tesislerinde insanları ölümle burun buruna getiren işveren boş vermişliğini es geçmeyen insanlar ağır iş şartlarını görüntüleyerek Çalışma Bakanlığına şikayette bulunuyorlar.

Bakanlık müfettişleri Kardemir’e gelerek bu olumsuz şartları yerinde belirliyor işçilerin görüşlerine başvuruyor.

Bizim edindiğimiz bilgi müfettiş raporlarının Kardemir’in aleyhine olduğu yönünde.

Sinterden salınan tozun sadece çalışanları etkilediğini söylemek safdillik olur.

Gözü gören, koku alabilen her insan bunun Karabük’ü de etkilediğinin  farkında.

Karabük’teki kızıllığı görmeyen var mı?

Kardemir’i yönetenleri çalışanlardan koruyan devlet vatandaşı bu kirlilikten neden korumaz.

Mesela Karabük valisi sık sık bir araya geldiği Kardemir yöneticilerine neden sormaz?

Ya da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün ölçüm cihazları neden tesbit yapmaz?

Geçenlerde bir kadı hikayesi anlatmıştık.

Hatırlayanlarınız var değil mi?

Hatırlıyorsunuz değil mi?

Valisi şımartır, rektörü paye verir, devleti korursa adamlar kendilerini “Ali kıran baş kesen” zannetmezler mi?

 

 

MAKEDONYA-ÜSKÜP İLİM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI

 

Karabük Ticaret ve Sanayi Odasının KOSGEB işbirliği ile düzenlediği Kosova ve Makedonya gezisine katıldık. Tafsilatını gazetelerde okumuş yerel televizyonlarda izlemişsinizdir.

Biz etkilendiğimiz ve yazmayı üzerimize borç gördüğümüz bir hizmetten bahsedeceğiz.

Kosova’da akşam yemeğinde otelimize  Faruk Gaye Bey geldi.

Bizi Makedonya’nın Başkenti Üsküp’teki öğrenci yurtlarına davet etti.

Gezinin son günü bu davete icabetle öğle yemeğimizi Gazi Baba Mahallesindeki Gazi Baba Erkek Öğrenci Yurdunda yedik.

5 katlı yeni inşa edilmiş bir bina.

Bu ve Balkanlarda buna benzer 85 öğrenci yurdunda 2500 dolayında öğrenci barınıyor.

13 devletten öğrenci var.

Kuran-ı Kerim’i öğreniyorlar, Türkçe öğreniyorlar.

Bu yurtlarda Ezan-ı Muhammedi yankılanıyor, ay-yıldızlı bayrağız dalgalanıyor.

Tüylerimizin diken-diken olduğunu, gözlerimizin buğulandığını hissettik.

Öğle yemeği sonrası bir Yunanlı öğrenci duayı yaptı.

Bu yurda 6. Sınıftan itibaren öğrenci alınıyor.

Lise ve Üniversite bitirilinceye dek hizmet sürüyor.

İLİM KÜLTÜR VE SANAT VAKFI Balkanlarda bu hizmeti götürüyor.

Süleyman Hilmi Tunahan’ın talebeleri bu hizmetleri bıkmadan usanmadan sürdürüyor.

Faruk Bey, 10 yurt inşaatının devam ettiğini bunların yetersiz olduğunu anlatıyor.

Bölgede yaşadıkları anıları sıralıyor.

Sonra bir film izliyoruz Murat Hüdavendigar ile ilgili, ardından yurt faaliyetleri ile ilgili film geliyor.

Nemlenen gözlerimizi kaçırmaya çalışıyoruz birbirimizden.

Gönüllülerden Devrek’li İsa Cin Hoca ile uzun sohbet.

Bayrak dalgalandırıp, Ezan-ı Muhammedi’yi yankılandıranlardan Allah razı olsun.

Birileri ısrarla başka diller öğretirken Türkçemizi 13 ülkenin gençlerine öğretenler var olsun.

Bu hizmetlere destek olmak herkesin boynunun borcu olsun.

 

 

KARABÜKPOR’DA BEDAVA TELEFON VE KİRALIK ARAÇLAR

 

Kardemir Karabükspor’u meslek hayatımızın başından bu yana izlerin.

Futbolla aramız pek iyi olmadığından ses etmeyiz gidişata.

Amma şimdi sizlere anlatacaklarımızın yeşil sahalarla alakası yok.

Onun için rahatça yazabiliriz.

Bir zamanlar fedakarlıkla çalışan yönetimler vardı.

Kendilerinden kulübe bir şeyler katanlar.

İsmail Sürmen, Osman Nuri Bal, Atilla Aygün, Demiray Yüce gibi.

İsimleri uzatmak mümkün.

Ceplerinden harcarlardı. Deplasmanlara kendi imkanları ile gidip gelirlerdi.

Şimdi Karabükspor’da özel dizayn edilmiş minibüs, yöneticilerde faturası kulüp tarafından ödenen telefonlar ve bazı futbolcuların altında kiralık arabalar varmış.

Vay be.

Karabükspor yönetimine bak sen.

Bazı kulüplerde yöneticiler kulüplerine verirken, bizimkiler ulüp’ten alıyormuş.

Emanetçilk böyle bir şey olsa gerek.

Yazık bu renklere gönül verenlere.

Yuh olsun telefon faturasına kiralık arabalara tav olanlara.

 


  Editör :  Editör

1847 Kişi Tarafından Okundu.

Yazdır Yorum Ekle Tavsiye
 
 
1 2 3 4 5   Bu Habere Toplam 12 Puan Verildi
 Kaynak :  www.magicfm92.com.tr

 Kategori ¬ Haberler

  Yorum ( 0 )   

Kayıtlı Yorum Bulunmuyor.

 

 Bu Kateoriye Ait Diğer Başlıklar

 
 
 

 Duyuru

Henüz Duyuru Eklenmemiş

 
 Köşe Yazıları

İlhan ALPBOĞA

İlhan ALPBOĞA ¬
Yazı Eklenmemiş
 
Henüz Haberlere Puan Verilmemiş..
 
Bugün için Haber Eklenmedi.
Bu Hafta içinde Haber Eklenmedi.
Bu Ay içinde Haber Eklenmedi.
 
 Takvim

Ekim 2017

Pts Sal Çrş Prş Cum Cts Pzr
1 2 3 4 5 6 7
8 9 10 11 12 13 14
15 16 17 18 19 20 21
22 23 24 25 26 27 28
29 30 31
 
 Ziyaretçi İstatistikleri
   
 Online : 39
 Bugün : 75
 Dün : 448
 Toplam : 471953
 Ip No : 54.196.72.162
     

 
 Son Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi
 
 Popüler Haberler

Son 30 Gün içinde Haber Eklenmedi.
 
 Döviz Bilgileri

  Döviz Alış Satış
  Dolar 3.6985 3.7051
  Euro 3.2411 3.2626
 
 Hava Durumu



 
 Reklam



 

 



 
 

 Posta Oku                              © Copyright - 1992- www.magicfm92.com.tr - Tüm Hakları Saklıdır. 

Bu sitede Çilem.Net Yazılımı kullanılmaktadır.